Minoxidil

minoxidil ilk kez uygulamaya başlayanlardan biriyim. internetten minoxidil aldım fiyatı 25 milyon. aldığım minoxidilin üstünde minoxidil yazıyor ama geriye kalan butun yazılar farsça yazılmiş.
minoxidil % 5 sadece erkekler içindir..
minoxidili yeni kullanmaya başlayanlardan biriyim.eczaneden minoxidil aldım fiyatı 13 milyon. internetten fiyatının çok altında bir fiyata aldıgımı öğrendim.aldığım minoxidilin üstünde minoxidil yazıyor ama geriye kalan butun yazılar arapça yazılmiş.aldıgım bu ilacın sahte olmasından korkuyorum.aldığım minoxidilin rengi yok ama kokusu var.minoxidilin genel özelliklerini yazarsanız sevinirim.aldıgım bu ilacı eczaneden aldım.eczenedeki ilaçların sahte olası olasılıgı var mıdır.bana yardımcı olursanız sevinirim. sizce bu laç sahte olabilir mi. minoxidil

arkadaşlar aşağıdaki resimler bana aittir. ilk olarak bunu söylemek istedim.
farklı foto makineleri ile çekilmiştir ama aralarındaki saç farkı gözle görülür şekilde farklı..

minoxidil % 5 sadece erkekler içindir..
a. Minoxidil 'i kullanacağınız bölgedeki Saçları elinizle toplayarak 1,5 cm aralıklarla ayırın.
    b. Bir elinizle saçları yukarıda tutarak diğer elinizle Rogaine'i saç derisine uygulayın.
    c. Solüsyonu deriye tam olarak uygulamak için parmak uçlarıyla sıvıyı oval hareketlerle deriye iyice yedirin. Bu her zaman için gerekli degildir. Eğer dikkatli bır şekilde tübü kullandıysanız elinizle ovalamaya gerek yoktur.



1.Minoxidil 'i saça uygulanmadan önce saç derinizin kuru olmasına dikkat ediniz. Bunda dolayı saçınızı yıkadıktan sonra havlu ya da Saç kurutma makinesi ile iyice kurulayınız.

2.Kutu ile birlikte gelen tübü(applicator) 1mL çizgisine kadar doldurunuz.

3.Solüsyonu deriye uygulayınız, saça değil. Bunu yapmak için aşağıdakileri dikkat ediniz:

   


4.minoxidil 'nin deri tarafından absorbe edilmesi için 15 ile 20 dakika arasında bekleyin. Bu bekleme süresinden sonra saçınız için jole gibi diğer saç bakım ürünlerini kullanabilirsiniz.

Akşam kullanımı:

1.Yukaridaki maddelerden 1 den 3 e kadar olani aynen yapin. Uygun ölcüde, yani 1 mL kullanmaya dikkat edin.

2.Minoxidil 'den en iyi verimi almak için saça uygulanan solüsyonun tamamen kuruması gereklidir. Akşam kullanımından sonra sonra sıvı kurumadan hemen yatılması durumunda solüsyon yastığa bulaşıp bundan da yüze teması durumunda istenmeyen rahatsızlıklar ile karşılaşırsınız. Uyumadan önce sıvının tamamen kurumasi için bekleyiniz.



5.Minoxidil kullandiktan sonra 4 saat içinde saçlarınızı yıkamayın.

6.Hergün kullanın. Eger bir gün unutursanız ya da uygulamassanız ertesi gun yine 2 defa uygulayiniz. Unutarak geçirdiğiniz gün içinde 2 defa daha fazla uygulamak alınacak verimi düşürür.

7.Minoxidil 'i kulanmaya basladığınız ilk 2 hafta içinde eğer normalinden daha fazla bir saç dökülmesi görürseniz telaşlanmayin. Bu saç hücrelerinin yenilenmesi ile oluşan normal bir durumdur.

8.Minoxidil ile birlikte özel bir şampuan yada saç kremi kullanmanıza gerek yoktur.



30 gun icinde dokulmeyi durdurur ve 2-4 ay arasinda ayni sactan çıkmasini saglar.

Ürünün Özellikleri:

    *

      Yeni (Kutusu açılmamıştır)
    * 5%  minoxidil Topical Solution
    *
      Erkekler ve Bayanlar için   (ayrı ayrı kutuları mevcuttur)
    *

      4 aylık
    *

      Kokusuz (Sık kullanılma halinde dahi koku bırakmaz)
    *
      Kullanma kılavuzu ile birlikte gelmektedir.

Fiyati 70 YTL (4 kutu)

    * Minoxidil'in androgenetik kellik nedeniyle büzüsmüs olan kil köklerini genisletip uzatarak etkili olur.Saç killarinin büyüme fazini uzatarak, belli bir uzunluga erismeden dökülmemelerini de saglamaktadir.
    * Minoxidil'in yeni saç çikmasini artirici etkisinden ziyade, varolan saçin dökülmesini önleyici etkisi vardir.
    * Minoxidil tedavisi için iyi bir aday, yani tepe bölgesindeki saç dökülmesi yeni baslamis, yanlardan açilmasi olmayan genç bir hasta dahi olsaniz, Minoxidil'den alacaginiz en iyi sonuç su anki saçinizin korunmasi ve saç yogunlugunuzda orta derecede bir artis olacaktir.
    * Minoxidil'in gerçekten faydali olup olmayacaginin anlasilmasi için ilacin en az 4 ay kullanmasi gerekir. Tedavinin nihai sonuçlari ise ilacin araliksiz kullanilmasi sartiyla, bir yildan önce ortaya çikmaz.
    * Minoxidil saç dökülmesi olan bölgelere günde iki kez 20 damla saç derisine uygulanmasi gereken topikal bir ilaçtir.
    * Uyari : Hamile ve emziren kadinlar Minoxidil kullanmamalidir.
    * Generic'a ilaçlar orjinal olarak üretilen ilaçlarla aynı maddeleri içeren ilaçlara denir.  Yetkili kurumlar orjinal ilaç ile generic ilaçın içerik degerlendirmesini yaptiktan sonra gerekli kullanim ve satis izinlerini onaylar. Generic'a ilaçları üreten firmalar gerekli satis iznini almadan ilaçlari pazarlama haklari yoktur. Ilaçlarimiz Amerikan ilaç denetim ve onay kurumu FDA tarafindan belirlenen Good Manufacturing Pratices (GMP) kurallarina uygunlugu onaylanmis ilaçlardir.
    * Saçlarin yeniden çikmasini saglayan, kelligi önleyici 5% minoxidil formülü içerir
    * MİNOXİDİL
      Türkiye'de büyük saç ekim merkezlerinin kullandigi,
      ABD'de "Gida ve Ilaç Kurumu" (Food & Drug Assoc.) den saç dökülmesini önleyici ve yeni saç çikarici ilaç olarak onay alan 2 üründen en çok tercih edilen üründür.
    * Minoxidil, dünyaca ünlü ilaç firmasi Pfizer tarafindan gelistirilen ve saç dökülmesine karsı etkili olan en iyi ilaç olarak kabul

minoxidil
En iyi verimi nasıl alırsınız?

1.Sabah ve aksam olmak uzere günde iki kez hergün Minoxidil 'i kullanin ve her seferinde sadece 1 mL kullanin. Miktarindan fazla ya da günde 2 defadan fazla kullanmak Minoxidil kullanımının verimini degistirmeyecektir hatta alacağınız verimi azaltacaktır.

2.Saç derinizi temiz tutmak icin saçınızı hergün yıkayın.

3.Uzun dişli taraklar kullanın. Kısa dişli ya da yuvarlak saç fırçaları saçın çabuk kırılmasına sebeb olur.

4.Minoxidil kullanımından sonra mutlaka elinizi bol sabunlu suyla yıkayın.

• Erkek Tipi Saç Dökülmesine Karşı En Etkili İlaçlar: Rogaine (Minoxidil) [Bu yazıyı izle]

MINOXIDIL Ne Kadar Zaman Etkili ve yan etkileri var mı ?
Bağlantı

arkadaşlar benimde saçım dökülmekteydi. iranla ticaret yapan bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine iran malı minoxidil%5'İ 4 ay aralıksız kullandım. Önce dökülmem durdu. Sonra da kel olan bölgelerde tüylenme çıkmaya başladı.Son 1 ay ise suriye malı kullandım, inanılmaz bir şekilde saçlarım çıkmaya başladı.şu an suriye malı kullanmaktayım. Tavsiye ettiklerim minoxidil%5 çok pahalıya bulduklarından kendim bu ürünü getirip satmaya başladım.İsteyenlere satabilirim. Fiyatları ise:
İran malı Minoxidil%5 ve Minoxidil%2 60 ml kutularda 20 ytl
Suriye malı Minoxidil%5 60 ml kutularda 15 ytl
Amerikan malı 3'lü 60 ml paket Rogaine %5 ise 75 ytl(her 60 ml kutu 25 ytl gelir)
bence bu üç malın birbirinden farkı yok.

• 12.16.2007 - minoxidil

arkadaşlar kendim şu anda kullanıyorum ve hemen hemen kellik diye birsey kalmadı.Kolay bulunmayan bir ürün oldugu içinde herkese temin edebilirim .Gitti gidiyorda satıyorum.msn:manson_999@hotmail.com
Bağlantı

Sayın arkadaslar rogaine adlı ilacın %5 lik solüsyonunu bende uzun bir süredir kullanıorum.Fakat öncelikle şöle uyarayım 60 ml lik rogaineyi 20 ytl bulmanız imkansız amerikada bile 25-30 civarına.Dediginiz çin veya rus üretimi sahte rogaineler ve kutuları siyahtır bunları kesinliklikle almamanızı tavsiye ederim.İçindeki aktif madde oranları az ya da hiç yok.Diger bir husus rogaine içinde yüksek miktarda alkol vat ve bu sacı ve sac derisini acayip derecede kurutmakla beraber sac derisinin yapısını bozuyor sacları inceltiyor ve dduran dökülme bence tekrar artıyor en azından ben sorunumu buna baglıyorum diyebilirim.Bugüne kadar vichy dercos priorin pantogar revigen crescina rogaine shen min bioxin(bunun sadece sampuanı) gibi bir çok ürün kullandım bana göre içlerinde en yaralı olabilecek ürün crescinadır fakat fiyatları gercekten son derece uçuk.Sanırım birde propecia var ama bu ilacın yan etkileri küçümsenemeyecek kadar büyük ondan hiç denemedim.Bilmiyorum duyan var mı ama alterna die bir ürün var suan onu demnemeyi düsünüorum eger memnun kalırsam sizleri haberdar ederim.Bu arada priorini kesinlikle tavsiye etmiorum sampuanı berbat hapıda kilo aldırması yanında cildi acayip yag ve sivilcelendiriyor gerci herkese etki aynı olmaz size ii gelebilir.Revigen respensil solusyon bide sampuan denedim eski etkinligi yok denilio saten piyasada ama sampuanı ve respensili fena deil aretanın metinide cok duydum.Vichy dökülmeyi gercekten cok azaltıyor ama yeni sac gibi bi etki göremedim.Pantogar iyidir.Daha birinci kutudayım ama shen min etkisini pek göremedim.Yani aklıma gelen oldukca ve yeni ürünler denedikce yazarım.


* Minoxidil içeren ilaçlar genelde iki şekilde satılıyor: %2'lik (normal) ve %5'lik (ekstra güçlü). Yakın zamanda %15'lik versiyonu da piyasada satılmaya başlandı. Bunlar, günde iki kere kafa derisine sürülmesi önerilen topikal solüsyonlar. Özellikle %5'lik Minoxidil'in erkek tipi saç dökülmesine karşı yüzde 50'nin üzerinde bir başarı oranı elde ettiği bildiriliyor.

* Minoxidil, Finasterid'den (yani Propecia adlı ilacın ana maddesi) farklı olarak kandaki dehidrotestosteron oranlarını azaltmak yerine, dehidrotestosteron aynen salgılanırken saç köklerini bu hormona karşı kuvvetlendirerek dökülmeyi durdurmayı hedefliyor. Minoxidil'in, erkeklerde saç dökülmesine neden olan dehidrotestosteron salgısını azaltmadığı için dökülmeyi önlemekte tek başına yetersiz kalabildiği kaydediliyor.

* Minoxidil'in özellikle başın tepe bölgesi ve ensenin üstündeki saçların dökülmesini önlemekte, şakaklardan ve saç çizgisinden daha etkili olduğu vurgulanıyor.

* Üretici firma Pfizer, Rogaine (Minoxidil'in marka adı) kullanmaya başladıktan hemen sonra saç dökülmesinin daha da şiddetlenebileceği konusunda uyarıyor. Ancak bir süre sonra eskisinden daha güçlü saçlar çıkmaya başlıyor. Bu durum, Minoxidil içeren ilaçların çoğu için geçerli o yüzden yeni kullanmaya başladıysanız ve saçınız eskisinden de çok dökülüyorsa panik olmayın, bu normal bir durum.

* Çoğu kişi, ağızdan alınmayan ve dışarıdan tatbik edilen bir ilaç olması nedeniyle Minoxidil'i tercih ediyor ve bu nedenle yan etkisinin olmayacağını düşünüyor ancak bölgesel olarak sürülen ilaçların da bir kere deri tarafından emildikten sonra kana karıştığını bilmekte fayda var. Ağızdan alınan ilaçlara nazaran birazcık daha az olsa da kana karıştıktan sonra solüsyonlar da iç organlarımızı etkileyebiliyor.


arkadaşlar piyasada bulunan bün ürünleri fazlasıyla kullandım.şampuanından kürüne , kapsülünden solüsyonuna kadar.bitkisel ürülerde dahil.bütün bunları 6 yıl kullandım.vardığım sonuç ise dökülecek saç kafada durmazmış.zaman geçtikçe ürünlerin sayıları abartılacak derecede artıyor.amaç bizim o narin saçlarımızın dökülmelerini durdurup yenilerini çıkarmak değil.bize ait olan paralarımızı gözümüzü boyayarak zorla olmasa da KANDIRARAK kendilerinin olmalarını sağlamaktır.benimde bunu kabullenmem zor oldu.tek çözüm saç ekimi.gün geçtikçe kalitede artıyor.bende araştırmalarıma devam ediyorum elbette.illaki birşey kullanmak istiyorum diyenler için dr.saraçoğlunun sitesindeki lavanta kürünü önereblirim aylık maliyeti 3-4 ytl.AYRICA BU SİTEDE VEYA X BİR SİTEDE BEN DAHA UCUZA ALDIM O ÜRÜNÜ SANADA KIYAK YAPAYIM.YOK BENDE SAÇ ÇIKTI SANADA SATAYIM DİYENLERE SAKIN İNANMAYIN.OLAY SADECE TİCARET.ÇOK ZENGİNSENİZ VE SAF YERİNE KOYULMAK DOKUNMUYORSA SORUN YOK.DEİĞİM GİBİ ALA İNANMAYIN...
Bağlantı
• 11.6.2008 - sac dökülmesi

merhaba alo şifadan bende aipariş verip getirttim minoxidil den 50 ytl ye sonra araştırdım ki ne göreyim bazı firmalarda fiyatlar cok ucuz kendi kendime şüphe duymaya başladım aslında araştırmak lazımmış hemen atlamamak lazım yalnız sackıran olan arkadaşlara cıkması icin kesin cözüm yardımcı olabilirim
ilacı dogada ücret istemem cünkü cok cektigim icin biliyorum telefonum 0532 4310080 ararsanız yardımcı olurum gecmiş olsun
Bağlantı

arkadşlar sizden ricam soruma cevap vermeniz
minoxidil 1,5 yıl kullandıktan sonra etki etmiyormuş öyle bişey varmı lütfen cevap ?
Bağlantı
• 7.26.2008 - İran fiyatı

Minoxidil bir madde, birçok marka bu maddeyi içeren ürünleri farklı isimlerle satoyorlar bazı arkadaşların dediği gibi hepsi aynı hatta iran malı olanlar daha iyi. avrupa bunu irandan ithal ediyormuş (irana uygunan ambargo nedeniyle iranlı kimyagerlerin geliştirdikleri bir maddeymiş).hepsinden sok edici olanı Fiyatı: iran'da 2300 tümen yani ortalama 2,5 dolar. yani ortalama 3 YTL (Pak-Darou şirketinin) tabi ticaret işin içine girince kar için şişe fiyatı 20 -25 YTL'ye çıkıyor. kesin işe yarıyor ilerki yıllarda türkieyede bir marka ile satılacağı düşünüyorum. o zaman kadar kaçak yollardan 50-60 şişe getireceğiz gibi. mutlaka kullanın tavsiye derim.
Bağlantı
• 4.1.2008 - Minoxidil Ne Kadar Zaman Etkili



minoxidili yeni kullanmaya başlayanlardan biriyim.eczaneden minoxidil aldım fiyatı 13 milyon. internetten fiyatının çok altında bir fiyata aldıgımı öğrendim.aldığım minoxidilin üstünde minoxidil yazıyor ama geriye kalan butun yazılar arapça yazılmiş.aldıgım bu ilacın sahte olmasından korkuyorum.aldığım minoxidilin rengi yok ama kokusu var.minoxidilin genel özelliklerini yazarsanız sevinirim.aldıgım bu ilacı eczaneden aldım.eczenedeki ilaçların sahte olası olasılıgı var mıdır.bana yardımcı olursanız sevinirim. sizce bu laç sahte olabilir mi. saygılarımla

arkadaşlar aşağıdaki resimler bana aittir. ilk olarak bunu söylemek istedim.
farklı foto makineleri ile çekilmiştir ama aralarındaki saç farkı gözle görülür şekilde farklı..

minoxidil % 5 sadece erkekler içindir..

arkadaşlar size bu ürünle tanışma hikayemi anlatayım..
bir kuaförde arkadasım rogaine kullanan birini görmüş ve bana alıp kullanmamı önermişti.
bende türkiyede bazı eczanelerde satılan ve aylığı 45 ytl ye gelen bu rogain i 1 aylık alıp kullanmaya başladım..
daha sonra bir iranlı estetik doktoruyla tesadüf eseri tanıştım ve minoxidili sordum..o da bana minoxidil hammaddesinin iranda bulunduğunu ve iranda bu ürünün aynısının bulunduğunu söyledi..
bende 2. aydan itibaren şu anda size satışa koyduğum bu ürünü kullanmaktayım..
arkadaşlar kesinlikle aynı etkiyi yapıyor çünkü etken maddesi aynı..
size bendeki gelişmeleri anlatayım..
2. aydan itibaren arkadaki yani tepe açıklığım orta merkezine doğru kapanmaya başladı..açık olan kısımdaki saçlarım tüy gibiydi ve şu anda hepsi saç..
çok az açık bir kısım kaldı o da kapanıyor günden güne..
şu anda 10. ayım bitmek üzere ve hem öndeki hem arkadaki kelliğim son bulmak üzere..ben şu andaki duruma bile hayret ediyorum umarım sizde edersiniz..
saçlarımda kızıl renkli olanların hepsi koyulaştı ve saçlarım dolgunlaştı çok canlı gözüküyorlar..
arkadaşlar bu ürünü şöyle kullanın böyle kullanın demiycem
nasıl kullanıldığı zaten heryerde yazıyor.. ama ürünü satın aldıktan sonra mesaj atarsanız bu konuda da sizi bilgilendiririm..
bu arada bu ürünün hiç bir yan etkisi olmadı bana..diğer saçla ilgili bazı ürünler erkeklik hormonlarını etkiliyor ama bu ilacın öyle bir yan etkisi KESİNLİKLE yok..
çünkü saç derinize sürüyosunuz ve saç köklerini etkiliyor sadece..
ben memnunum ve umarım sizde memnun kalırsınız..
bu ürün irandan ithal edilmektedir ve yukarıdaki resim orjinaldir..
ürün size İSTANBUL'DAN (mecidiyeköy) kargolanacaktır..
ürünün etkileri 2,5 aydan sonra gözle görülür şekilde başlamaktadır önemli olan sabır arkadaşlar..

Arkadaşlar aranızda %5 minoxidil (rogaine veya benzeri) topical solution kullanmak isteyipte bulamayanlar varsa Türk Eczacılar Birliği Kişisel Tedavi İçin Yurtdışından İlaç Temin Birimine doktordan aldığı reçetesini fax çekerek sipariş verebilirler. Piyasada satılan ve ne idiği belli olmayan ürünlerden almak yerine dermatoloğunuzun verdiği reçete ile güvenli bir şekilde burdan temin edebilirsiniz. Konu ile ilgili bilgi almak için aşağıda verdiğim linkteki telefonları arayabilirsiniz. Ben sordum 1 kutu 60mg 1 aylık minoxidil 39.9 ytl üzerinden temin edilebiliyor. Fiyat çok uygun çünkü Rogaine' in kendi sitesinde 4 aylık 240 mg lik kutusu 55 dolar olmasına rağmen Belçikada kuzenime sordurdum eczanelerde 1 aylık 60 mg lik kutusu 60 euroya satılıyor.


SAÇ DÖKÜLMESİ VE TEDAVİSİ
Belirtiler
SAÇ DÖKÜLMESİ NEDİR?
Saç dökülmesi ve seyrekleşmesi yaygın ve bölgesel olarak karşımıza çıkar. Yaygın saç dökülmesine neden olan hastalıklar arasında özellikle; ateşli hastalıklar, demir-protein-çinko eksikliği, tiroid hastalıkları (tiroid bezinin az veya çok çalışması durumlarında), gebelik, şeker hastalıkları, karaciğer ve böbrek hastalıkları, anemi, zayıflama için aşırı diyet yapma, kanser hastalıklarının seyrinde bazı ilaçlar ve kimyasal madde kullanımı, merkezi sinir sistem hastalıkları ve stres yer alır. Bunların dışında bir de kadınlarda görülen, erkeklerdeki olağan kelliğe benzer (androgenetik alopesi) mevcuttur. Bu duruma en çok over kistleri, hormonal bozukluklar ve andrenal tümörler sebep olabilirler. Bu nedenlerden dolayı androgenetik tip alopesi çok iyi araştırılmalı ve tetkikleri yapılmalıdır.
Yaygın saç seyrekleşmesi ve dökülmesinin yanı sıra bazen bölgesel saç dökülmesi de olabilir. En sık rastlanan bölgesel saç dökülmesine örnek olarak mantar hastalıkları, saç kıran, bazı kozmetiklerin fazla kullanılması ve sürekli bir bölgeden saç koparılması sayılabilir.

SAÇ NEDEN DÖKÜLÜR?
Saç dökülmesi hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilir. Erkeklerde daha sık olarak görülen saç dökülmesi, 25 yaşına kadar erkeklerin %25'ini, 40 yaşına kadar %40'ını, 50 yaşına kadar %50'sini etkiler. Saç dökülmesinin tedavisine geçmeden önce, saç dökülmesinin tipi mutlaka bir uzman hekim tarafından incelenmelidir. Zira bir çok hastalık, bir çok hormonal, metobolik ve besinsel etkiler ile saç dökülmesi oluşabilir. Bunlar ortadan kaldırılmadan %100 tedavi hiçbir zaman mümkün olmaz. Şimdi saç dökülmesinin nedenlerine göz atalım.

    * Olağan saç dökülmesi
      Ömrünü tamamlamış saç kendiliğinden veya dış etkilerle (tarama, şampuanla yıkama, fırçalama, saça şekil verme çalışmaları) dökülür. Bunun yerine yeni saç çıkar. Günde ortalama 100 adet saç dökülür. Yeni doğan bebekte ve hamilelikte görülen saç dökülmeleri kısmen olağan saç dökülmesi sayılabilir.

   
    *     İlaçlara Bağlı Saç Dökülmeleri
      Pek çok ilaç saç büyümesi üzerine baskılayıcı tarzda etki yapabilir. Saç folikülleri yüksek oranda kan alan bölgelerdir. Vücuda giren herhangi bir ilaç kan yoluyla saç köküne gelir. Eğer ilaç uzun süre alınır ve yoğun bir biçimde saç köküne gelirse tüm saçlar dökülebilir(diffuz alopesi).
      1. Kanser ilaçları,
      2. Yanlışlıkla yada intihar amacıyla alınan talyum,
      3. A vitamini fazla alınımı,
      4. Sentetik ağızdan alınan retinoidler,
      5. Heparin,
      6. Flucunazole,
      7. Doğum kontrol hapları


    * Genetik Hastalıklar ve Saç
      Diğer konularda belirtildiği gibi saç dökülmesinin genetik nedenlerini, genetik yatkınlık zemininde başka nedenlerin eklenmesiyle oluşan bir durum mu yoksa tamamen genetik dışı başka nedenlerle mi geliştiği konusu son derece önemlidir. Zira tamamen genetik nedenli bir saç dökülmesinin tedavisi farklı olacak, salgı sistemine bağlı bir nedenle oluşan saç dökülmesi tedavisi farklı olacaktır. Anemiye veya salgı sistemine bağlı bir hastalığa veya ağır geçirilmiş ateşli hastalığa bağlı saç dökülmesinin tedavi yaklaşımı ayrı ayrı olacaktır. Androgenetik Alopesi (erkeksi saç dökülmesi) cinsiyetten etkilenen Otosomal dominant bir durumdur. Erkekler hastalık genini sadece tek ebeveynlerinden de alsalar hastalığı gösterirler, ancak kadınlar androjen hormonları erkeklerden daha az olduğundan heterozigot durumunda hastalığı göstermezler. Kadınlar ancak homozigot olurlarsa (her iki ebeveynden de geni alırlarsa) hastalığı gösterirler. Genetik hastalık ve saç konusu üç ana bölüm halinde incelenebilir:
      1. Diğer konularda belirtildiği gibi saç dökülmesinin genetik nedenlerini, genetik yatkınlık zemininde başka nedenlerin eklenmesiyle oluşan bir durum mu yoksa tamamen genetik dışı başka nedenlerle mi geliştiği konusu son derece önemlidir. Zira tamamen genetik nedenli bir saç dökülmesinin tedavisi farklı olacak, salgı sistemine bağlı bir nedenle oluşan saç dökülmesi tedavisi farklı olacaktır. Anemiye veya salgı sistemine bağlı bir hastalığa veya ağır geçirilmiş ateşli hastalığa bağlı saç dökülmesinin tedavi yaklaşımı ayrı ayrı olacaktır.
      2. Androgenetik Alopesi (erkeksi saç dökülmesi) cinsiyetten etkilenen Otosomal dominant bir durumdur. Erkekler hastalık genini sadece tek ebeveynlerinden de alsalar hastalığı gösterirler, ancak kadınlar androjen hormonları erkeklerden daha az olduğundan heterozigot durumunda hastalığı göstermezler. Kadınlar ancak homozigot olurlarsa (her iki ebeveynden de geni alırlarsa) hastalığı gösterirler.
      3. Genetik hastalık ve saç konusu üç ana bölüm halinde incelenebilir:
      Sonuç olarak genetik hastalıkların önemli bir kısmında saç bulgularına rastlanır, ayrıca da pek çok birincil saç hastalığında genetik faktörler etkilidir. Tanı konurken dermatoloji ve genetik uzmanlarının görüşünü almak gereklidir.

    *     Androgenetik Alopesi
      Androgenetik alopesi erkeklik hormonu olan androgenler tarafından etkilenen, genetik olarak yatkın olan kişilerde genellikle puberte sonrası dönemde 20li 30lu yaşlarda ortaya çıkan ve öncelikle alın bölgesindeki saç çizgisinin çekilmesi ile sonrada tepe bölgesinin incelip açılmasıyla ortaya çıkan durumdur. Bir çok isim verilmesine rağmen en sık kullanılan isimler Androgenetik Alopesi, Male patern alopesi, olağan kellik gibi isimledir. Tüm kafayı kaplayabileceği gibi, büyük sıklıkla şakaklar ve ense bölgesini tutmaz. Bir hastalık olarak kabul edilmez onun yerine erkeklerin karakteristik yapısı olarak kabul edilir. Kadınlarda da Androgenetik Alopesi oluşabilir ancak oluşma şekli farklıdır.
      Ergenlik dönemi sonrası erkeklerin yaklaşık yarısı androgenetik alopesi ile karşılaşabilir. Androgenetik alopeside üç etken baş rol oynar:
      Yaşlanma
      Yaşlanan organizmanın dayanıklılığı azalır. Saç da bir organizma parçası olduğundan, geçen yıllar saçların da dayanıklılıgını azaltır. Genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde geçen zaman içerisinde saç dökülmesi oranı artar.
      Kellik konusundaki araştırmalar 4000 yıl önce Mısırda başlamıştır. Androgenetik alopesinin ilk tıbbi tanımlamasını M.Ö. 4.yyda Aristo'nun yaptığı söylenmektedir. Filozof kellik ile cinsellik arasındaki ilişkiyi tarif etmiştir. Yıllar sonra bazı araştırmalar yine bu yönde çalışmışlar, kısırlaştırılan erkeklerin kelleşmediklerini tespit etmişler ve Abdülhamit'in döneminde araştırmalar yapmışlardır. Eski ve yeni tüm araştırmalr şunu ortaya koymuştur: Kelleşme ile erkeklik hormonu arasında bir ilişki vardır. Androgen hormonu erkeklik hormonudur. Bir androgen hormonu olan testeron Alfa-5 redüktaz isimli enzim tarafından dihidrotestosterona (DHT) dönüştürülür. DHT de saç kökleri üzerindeki reseptörlere baglanarak etkisini gösterir. Alfa-5 redüktaz enzim eksikliği olan erkeklerde saç dökülmesi oluşmaz. DHT genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde anagen faz süresini kısaltır. Bu durum her saç yaşam döngüsünde anajen fazın daha da kısalmasına yol açar. Bu saçın maulaşabileceği maksimum saç uzunluğunun azalması ve saçların genel görünümünde anagen fazında olan saçların göreceli olarak azalması demektir.
      Katajen ve telojen faz (ara faz ve dinlenme fazı) saçın dökülmesi ile sonlanır. Bu fazlarda süre olarak değişiklik olmaz. Ancak anajen faz kısaldığında herhangi bir anda tüm saç kütlelerindeki oranlar göreceli olarak artmış olur. Bu da orantısal olarak daha fazla saçın dökülmesi demektir.

      Anajen fazda normalde iki tip saç üretilir: 1. Terminal(kalın ve renkli)saçlar 2. Vellus (ince ve renksiz) saçlar. Bilindiği gibi vellus saçlar daha çabuk dökülen saçlardır. Yine Androgenetik Alopesi kişilerde hormonların ve genlerin etkisiyle terminal saç köklerinde gittikçe hızlanan bir biçimde küçülme (minyatürizasyon) oluşur. Bunun sonucu terminal saçlar vellus saçlara benzemeye başlar. Minyatürize olmuş köklerde zayıf, ince ve renksiz (vellus) saçlar üremeye başlar. Küçülmeye devam eden kökler bir süre sonra mikroskopla incelendiğinde hücre kılıfının bir kalıntısı haline döndüğü görülür ve saç kökü böylelikle yok olur.
      Hem erkekler hem de kadınlar androjen hormonu taşırlar. Herkeste bu hormonlar olduğuna göre niçin herkesin saçının dökülmediği sorulabilir. Burada genetik taşıyıcılık olması yanında aşağıda belirtilen hususlar da önemlidir:
      1. Androgenetik Alopesi olanların saçındaki androjen reseptörlerinin sayısı fazladır. Hormon normal düzeyde olsa onu bağlayan reseptör çok olduğundan hormonun saç üzerine etkisi çok olmaktadır.
      2. Androgenetik Alopesili kişilerin reseptörleri daha hasastır.
      3. Androgenetik Alopesili vakalarının Alfa-5 redüktaz enzimi aktivitesi daha fazladır.
      Sıklık
      Ergenlik dönemi sonrası beyaz erkeklerin %94.96sında alın bölgesindeki saç çizgisinde gerileme olduğu, yaklaşık %50sinde de alın ve tepe bölgesinde dmkülme olduğu belirtilmiştir.
      Erkeklerin %30u 25 yaşında, %40ı 40 yaşında, %50si 50 yaşında Androgenetik Alopesi belirtisi gösterir.
      Kadınların %20-30 kadarında da Androgenetik Alopesi görülür.





* Stres ve Saç Dökülmesi
      Deri hastalıkları ile stres ve ruhsal olaylar arsındaki ilişki öteden beri bilinir. Kişi psikolojik sıkıntılarını kişisel yada ailsel sorunlarını bir dermatolojik problem halinde yansıtabilmektedir. Ayrıca kendiliğinden oluşmuş bir deri problemi (saç dökülmesi) kişide vücut imajını zedeleyecek bireysel, psikolojik bozukluklara ve hatta psikososyal olumsuzluklara yol açabilmektedir. Kısaca anlatılmak istenirse, saç dökülmesi ve stres arasında iki çeşit ilişki söz konusudur:
      1. Birinci ilişki nörotik bir ruhsal yapının desteklediği görünürde organik bir neden olmaksızın, stresin körüklediği saç dökülmeleri oluşabilir.
      2. İkinci ilişki ise saç dökülmesi sonucu oluşan görünüme karşı kişinin geliştirdiği psikolojik reaksiyonlardır.
      Stres zemininde gelişen saç dökülmelerine ilişkin çeşitli önlemler çok eski tarihe dayanır. Tıp literatürü ani, ciddi stres sonucu ortaya çıkan dramatik saç kayıpları örnekleri ile doludur. Sevilen birinin ölümü, sevgiliden ayrılık, iş kaybı,? gibi akut, ciddi stres halleri çarpıcı, hızlı, şiddetli saç dökülmelerine yol açabilir ve bu duruma stresle tetiklenen telojen effluvium denir.
      Kronik, sinsi, yavaş gidişli saç dökülmelerinde, dış etkilerin yanında psikonevrozlar ve kronik anksiyete de etkilidir. Burada saç köklerinin anajen evreden telojen evreye prematür presipitasyonu yoluyla strese yanıt oluştuğu düşünülmektedir.
      Alopesi areata (Saç Kıran): Madeni para büyüklüğünde, yani 2-2,5 cm çapında dairesel ? oluşan saç dökülmesidir. Her iki cinste oluşabilir. Çoğu vaka kendiliğinden geçer. Bu hastalığın ortaya çıkışında psikososyal streslerinetkili olduğu gösterilmiştir. Özellikle çocuk hastalarda yapılan incelemeler saç dökülmesi öncesi dönemde çocukların negatif yaşam olaylarıyla karşı karşıya kaldıkları tespit edilmiştir.
      Psikolojik stres sonrası olan saç dökülmelerinin altında yatan esas olay psiko-nöroendokrin sistem ile immun sistem arasındaki karmaşık etkileşmedir. Yani immun sistem psikolojik olayların etkisiyle harekete geçer ve sonuçta saç dökülmesi meydana gelir.
      Stres ile saç dökülmesi arasındaki ikinci ilişki saç dökülmesinin yarattığı psikolojik sorunlar (stres)dır.
      Saçı dökülen insanlarda yapılan çeşitli psikolojik ölçümler benlik duygusu, vücut imajı, öz saygı, kendine güven gibi duyguları etkilediği ortaya çıkmıştır.
      Saç dökülmesi yaşayan kadın ve erkeklerde yapılan çalışmalarda erkeklerde saç kaybının artmasıyla depresyon, içe dönüklük, aşırı sinirlilik, özbenlik duygusunda azalma gibi olumsuz sonuçlar çıkarken, kadınların da günlük yaşamlarını negatif etkilediği ve sosyal problemler yaşadıkları görülmüştür. Erkeklerin aktif olarak bu durumla başa çıkabildikleri ancak kadınlarda saça cinsel kimlik, seksüalite, çekicilik gibi kültürel ve kişisel özel anlamlar verildiğinden başa çıkmaları daha zor olmaktadır. Bu tip kişiler toplum içersinde daha gergin, utangaç davranmakta, boyunlarını daha dik tutmakta (boyun ağrısına yol açan), sık sık saçını yıkamak, kurutmak gibi yöntemlere başvurmaktadırlar. Sonuç olarak stresli, gergin, psikolojik problemleri olan bireyler olmaktadırlar. Tedavi konseptinde bu durum dikkate alınmalıdır. Tedavide bilgilendirme, empatik dinleme ve davranışları iyileştirme gibi psikosoyal destek gerekirse ilaç tedavisi uygulanabilir.

    * Kozmetik Uygulamaların Ortaya Çıkardığı Saç Problemleri
      Uzun yıllardır temel amaç olarak saçı düzenli tutmak ve görünümünü güzelleştirmek için değişik yöntemler uygulanagelmektedir. Bunlar kimyasal maddeler, kozmetik ürünler vs. dir. Ancak bu maddeler ve yöntemler saç ve saçlı deri için fiziksel bir travma nedeni olur ve bazen istenilmeyen yada kalıcı olabilen değişikliğe yol açar. Uygulamaların yalnış yapılması, kimyasal maddelerin içindeki etken maddeler ve uygulama yapılan saçın kalitesi bu olumsuz değişmelere katkıda bulunur.
      Yapılan kozmetik uygulamalar:
      1. Saçı temizlemek için kullanılan şampuanlar. Piyasada var olan bir çok şampuan türü farklı şekillerde formüle edilir ve ticari olarak normal, kuru, yağlı, yıpranmış saçlar ve boyalı saçlar için formüle edilmiş olarak satılırlar. Yağlı saçlar için kullanılan şampuanlar eğer günlük olarak kullanılırsa saçta kurumaya yol açarlar. Yine şampuanlar içindeki maddelere karşı irriten veya allerjik dermatitlerin gelişmesi mümkündür.
      2. Saç Boyaları: Tedrici renklendirme yapan saç boyalarının kontak dermatit yapma özelliği azdır ancak sert, kırılgan, cansız saça neden olduklarından zararlı olabilirler. Ayrıca saçta kalan metal artıkları kalıcı boya ve perma solüsyonunun uygulamasını zorlaştırır. Böyle bir uygulamada yapılırsa saçın kırılmasına neden olur.
      Yarı kalıcı boyaların saç şaftında oluşturdukları hasar azdır ancak içerdikleri boya nedeniyle kontak allerjik dermatit yapabilirler.
      Kalıcı boya uygulamalrı iki türlü olabilir. Daha koyu bir renk isteniyorsa tek bir işlem yapılır. Ancak daha açık renge boyama isteniyorsa iki aşamalı bir süreç yaşanır. Önce mevcut saçın soldurulması gereklidir. Soldurma işlemi için hidrojen peroksit yada amonyak kullanılır. Bu esnada saç kırılgan, kırışmaya müsait ve cansız bir görünüm alır. Saç şaftına oldukça zarar veren bu işlem sonucunda saç gövdesinden %?.3 oranında ağırlık kaybı olur ve böylece saç zayıflar ve kırılabilir hale gelir.


    * Gebelik ve Saç Dökülmesi
      Telojen Effluvium
      Ateşli hastalık, doğum, kronik sistemik hastalıklar, aşırı stresler, heparin vb ilaçların alınması sonucu ya da yeni doğan bebeklerde görülen hızlı gelişen saç kaybı bu isim altında incelenir. Ayrıca trioıd hormonunun azalması, ağır cerrahi operasyonlar, anestezi alınması ve aşırı diyetler sonucunda da bu tarz saç dökülmesi oluşur.
      Bazı araştırmalar ise saç siklusunun farklı fazlarında gelişen değişiklikler temelinde tanımlama yapmıştır.
      1. Erken anajen terk. Normal anajen faz 2.7 yıl sürer. Bu tip saç dökülmelerinde ise saç folikülleri bu süreyi doldurmadan telojen faza girer. İlaç alımında, yüksek ateş esnasında oluşan saç dökülmeleri bu tiptir.
      2. Gecikmiş anajen terk. Burada anajen faz uzun sürer. Normalde belli bir sayıda saç folikülü anajen fazdan telojen faza geçmesi gerekiyorken, bu işlem gerçekleşmez ve neden ortadan kalkınca normalden çok fazla saç kökü telojene geçer (Birikmiş anajen fazdaki saç folikülü nedeniyle) ve bir anda çok miktarda saç dökülür. Gebelik sonrası saç dökülmesi bu tiptir.
      3. Kısa anajen. Bazı vakalarda anajen faz kısa sürer bu da anajen/telojen oranını yükseltir. Bir anda dökülen saç sayısı artar.
      4. Erken telojen terk.
      5. Gecikmiş telojen terk. Mevsimsel saç dökülmesi bu yolla olmaktadır.
      Telojen effluvium daha sıklıkla kadınlarda görülür. Akut telojen effluvium 2-6 ay sürer ve tam iyileşir.

      Telojen effluvium ve gebelik
      Gebelik sonrası telojen effluvium fonksiyonel olarak gecikmiş anajen fazın en çarpıcı örneğidir. Yapılan çalışmalar gebeliğin son döneminde telojenin iyice azaldığını göstermiştir. Gebeliğin son döneminde anajen oranı %95'e kadar çıkabilir.
      Doğumdan sonra genellikle (2 ve 3 ay sonra) anajen saçlar telojen saça döner ve saç dökülmesi belirgin hale gelir. Normal saç dökülmesinden 2-3 kat daha fazla saç dökülür. Bu süre genellikle 2 veya 3 ay sonra başlar ancak 6 aya hatta 1 yıla kadar uzayabilir
      Telojen effluvium'a ilaçlar, kaza ile bulaşma sonucu alınan selenyum ve arsenik, biyotin yetmezliği, damardan beslenme ve aşırı çiğ yumurta akının alımı da sebep olabilir. Diyaliz hastalarında görülebilir.



TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Tarih boyunca insanlığın en önemli sağlık sorunlarından biri olan saçsızlığın tedavisi için sayısız araştırma yapılmıştır. Bugüne kadar bu araştırmalardan tam tatmin edici bir sonuç sağlanamamıştır. Ancak modern tıp günümüzde bu soruna çareler üretmiş ve insanlığın hizmetine sunmuştur. Bu bölümde değişik tedavi yöntemleri anlatılacaktır.

    * İLAÇLA TEDAVİ

         
      İlaçla tedavileri anlatmadan önce saç dökülme nedenleri bölümünde anlattığımız saç dökülme tiplerinden hangisinin mevcut olduğunu tespit etmenin önemi bir defa daha vurgulanmalıdır. Zira tedavi seçenekleri nedene yönelik olmalıdır. Örneğin hipotroidi varsa direk bu hastalığın tedavisi yapılmalıdır. İlaç sanayi hızla ilerleyen bir sektördür. Saç dökülmesi ergenlik dönemindeki tüm erkeklerin %50sini etkileyen bir rahatsızlık olduğundan bu büyük pazar nedeniyle bir çok araştırma yapılmakta ve çeşit çeşit ilaçlar üretilmektedir. Ne yazıkki bu güne kadar FDA onaylı yalnızca iki ilaç üretilebilmiştir. Bu ilaçlarda başka amaçlı araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır ve dökülen, tamamen yok olan saçlar üzerinde etkili değildirler.
      Ancak dökülmekte olan cansız saçları kuvvetlendirmekte ve saç dökülme hızını yavaşlatmaktadırlar. Kullanıldıkları sürece etkilidirler ve bazı istenmeyen yan etkileri olabilmektedir.

minoxidil
      Minoxidil’in androgenetik saç dökülmesi nedeniyle küçülmüş olan kıl köklerini büyülterek ve yeniden kuvvetlendirerek etki yapar. Ayrıca kılların büyüme fazını süre olarak uzatarak, belli bir uzunluğa gelmeden dökülmesini engellemektedir. Minoxidil ilk defa damar genişletici etkisi nedeniyle kullanılmaya başlanmış, kıllanmayı artırıcı etkisi gözlenince saçsızlık tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Damar genişletici etkisi ile saçlı derideki kan akımını artırdığı için mi yoksa direk bir etki olarak mı ortaya çıktığı tartışılmalıdır. %2 ve %5’lik konsantrasyonlar halinde piyasada mevcuttur.
      Minoxidil su, alkol ve glycol karışımının içinde, saçsız bölgeye sürülen bir losyon olarak kullanılmaktadır. Minoxidilin
      -Bazı ilaçlarla birlikte,
      -Bazı beslenme bozukluklarında,
      -Kanser tedavisi sırasında,
      -Hipotrioidide,
      -Hamilelikte ve emziren kadınlarda,
      -50 yaşın üzerinde
      kullanılması sakıncalıdır.
      Minoxidil istenmeyen bölgelerde kıllanma yapabilir. Üretici firma Minoxidilin alın bölgesinde değil, tepe bölgesindeki saç dökülmelerinde daha etkili olduğunu bildirmektedir. Ayrıca ilacın en az 4 ay kullanılmadan gerçekten faydalı olup olmayacağının bilinemeyeceğini de bildirmişlerdir. Minoxidilin mevcut saçların dökülmesini önleyici ve zayıf olanları kuvvetlendirici bir etkisi vardır.
      Spironolakton (Aldactone® )
      Spironolakton yüksek tansiyon tedavisinde kullanılır. Ancak bazı sınırlı sayıda araştırmalarsa saç dökülmesini önlediği tespit edilmiştir. Birincil olarak saç dökülmesi tedavisi için önerilen bir ilaç değildir.

      Azeleik Asit (Azelex®, Skinoren® )
      Azelaik piyasada %20lik krem formunda bulunan ve sivilce tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Yan etki olarak kıllanmayı artırdığı tespit edildiğinden saç dökülmesi tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Yan etki olarak deride döküntü, dermatit ve deri renginde açılma gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları gözlenmektedir.

     
    * DOĞAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Cimetidine (Tagamet® )
      Cimetidine mide asit salgısını azalttığı için ülser tedavisinde kullanılır. Yan etki olarak kıllanmayı artırır.

      Tretinoin (Retin-A® )
      Tretinoin akne ve bazı başka cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Bu endikasyonlarının yanında saçın damarsal ve hücresel gelişmesini sağladığı için saçsızlık tedavisinde de kullanılabilir.Yan etki olarak deri renginde değişiklik ve derinin ışığa hassasiyetine neden olur.

      Ketokonazol (Nizoral® )
      Ketokonazol mantar enfeksiyonlarında kullanılan bir ilaçtır. Krem, şampuan ve tablet formları vardır. Krem veya şampuan formlarını saça herhangi bir etkisi yoktur. Tablet formunun ise testosteron üretimini azaltıcı anti-androjen etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Aşırı kullanım ve hassasiyet sonucu karaciğer yetmezliği yapabilir.

      DIANE 35®
      Bir doğum kontrol hapıdır. Vücutta kıllanma yapar. Kadınların vücudunda az miktarda bulunan erkeklik hormonlarını bloke eder. Erkek tipi saç dökülmesi olan kadınlarda bu ilaç kullanılabilir. Sarılık, migren, kaşıntı gibi yan etkileri vardır.

      Flutamide (Eulexin ®)
      Prostat kanseri gibi bazı hastalıkların tedavisi için geliştirilmiş bir ilaçtır. Hücrelerde androjen moleküllerinin bağlanmasını engeller.

      Yılan Yağı
      %40'ı yılan yağı olan ve doğal maddelerden yapılmış yılan yağı saç dökülen alana sürülür. 3 saat sonra yıkanır.


      Çinko
      Çinko aynı zamanda çok etkili bir anti-androjen olan bir vitamin-mineraldir. Çinko, B6 vitaminiyle birlikte kullanıldığında 5 alfa-redüktaz enzimini bloke ederek testosteronun DHT’ye dönüşmesini engeller. Ne var ki çinkonun androgenetik saç dökülmesine karşı etkinliğini ortaya koyan çok az sayıda araştırma mevcuttur.
      Propecia gibi başka 5 alfa-redüktaz inhibitörleriyle karşılaştırıldığında çinko çok daha güvenlidir, çünkü çinko vücudumuzda zaten bulunmakta olan bir vitamindir ve yan etkisi yoktur.

      Saw Palmetto
      Cüce Amerikan hurması olarak da bilinen palmiye türü bir ağacın meyvelerinden elde edilen özüt, tablet haline getirilmiştir. Anti-androjen olarak bilinmektedir. Saç dökülmesi tedavisindeki etkinliğini kanıtlamaya yönelik bir çalışma olmamasına rağmen, bilim adamlarının önerileri doğrultusunda bu ilacın erkek tipi saç dökülmesi tedavisinde etkili olabileceğini belirlenmiştir.

      Radıx
      Cinsiyet hormonlarının kanda taşınabilmesini sağlayan bir proteinin aktivitesini ve testosteron bağlama özelliğini etkileyen bir bitki türüdür. Saw palmetto’yla karşılaştıracak olursa, radix urticae ve onun saç dökülmesi tedavisindeki yeri hakkında çok az olduğu bilgisine varılmıştır.

      B6 Vitamini
      Çalışmalar çinko ile birlikte kullanılan B6 vitamininin testosteronun ciltte DHT’ye dönüşmesini engellediğini göstermektedir. Bu nedenle bu ikilinin akne ve androgenetik saç dökülmesi gibi androjenlere bağlı durumların tedavisinde etkili olduğu söylenmektedir.

      Balkabağı çekirdeği yağı
      Amerika’da yetişen bir tür bal kabağı türü olan (Pumpkin) çekirdeğinden çıkarılan yağ kullanılmaktadır. Anti-androjen etkiye sahiptir. Saç dökülmesi tedavisinde kullanılır.

minoxidil
      Yeşil Çay (Camelia Sinensis)
      Japonya ve bazı Asya ülkelerinde oldukça boldur. Günlük kullanımı son derece yaygındır. Yeşil çayın bir çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Bu yüzden çok iyi araştırılmıştır.Yeşil çayın yağı anti-androjenik etkiye sahip olduğunu öne sürmektedirler. Bu iddia sayesinde, etkinliğini doğrudan ispatlayan hiçbir çalışma olmamasına rağmen yeşil çay androgenetik saç dökülmesinin popüler tedavilerinden biri haline geldi. Yeşil çay içeren bazı şampuanların saça ve deriye faydalı olduğu söylenmektedir.

30 gun icinde dokulmeyi durdurur ve 2-4 ay arasinda ayni sactan çıkmasini saglar.

Ürünün Özellikleri:

    *

      Yeni (Kutusu açılmamıştır)
    * 5% Minoxidil Topical Solution
    *
      Erkekler ve Bayanlar için   (ayrı ayrı kutuları mevcuttur)
    *

      4 aylık
    *

      Kokusuz (Sık kullanılma halinde dahi koku bırakmaz)
    *
      Kullanma kılavuzu ile birlikte gelmektedir.

 

    * Minoxidil'in androgenetik kellik nedeniyle büzüşmüs olan kıl köklerini genişletip uzatarak etkili olur.Saç kıllarının büyüme fazını uzatarak, belli bir uzunluğa erişmeden dökülmemelerini de saglamaktadir.
    * Minoxidil'in yeni saç çıkmasını artıricı etkisinden ziyade, varolan saçın dökülmesini önleyici etkisi vardir.
    * Minoxidil tedavisi için iyi bir aday, yeni tepe bölgesindeki saç dökülmesi yeni baslamış, yanlardan açılması olmayan genç bir hasta dahi olsanız, Minoxidil'den alacagınız en iyi sonuç şu anki saçınızın korunmasi ve saç yogunlugunuzda orta derecede bir artış olacaktır.
    * Minoxidil'in gerçekten faydali olup olmayacağının anlaşılması için ilacın en az 4 ay kullanılması gerekir.
    * Minoxidil saç dökülmesi olan bölgelere günde iki kez 20 damla saç derisine uygulanması gereken topikal bir ilaçtir.
    * Uyari : Hamile ve emziren kadinlar Minoxidil kullanmamalidir.
    * Generic'a ilaçlar orjinal olarak üretilen ilaçlarla aynı maddeleri içeren ilaçlara denir.  Yetkili kurumlar orjinal ilaç ile generic ilacın içerik değerlendirmesini yaptıktan sonra gerekli kullanım ve satış izinlerini onaylar. Generic'a ilaçları üreten firmalar gerekli satiş iznini almadan ilaçları pazarlama haklari yoktur.
    * Saçlarn yeniden çıkmasını sağlayan, kelligi önleyici 5% minoxidil formülü içerir.
    * Türkiye'de büyük saç ekim merkezlerinin kullandığı bir üründür.



    * CERRAHİ TEDAVİLER
          Saçsızlık yüzyıllardır insanlığın önemli bir sorunu olduğu için tıp biliminin ve dolayısıyla cerrahi tıp dalının önemli bir uğraş alanı olmuştur. İlk saç nakli 1822 tarihinde Diefenbach tarafından yapılmıştır. 1926 yılında Hunt Kelligen çok geniş olmaması durumunda saçsız alanların arka arkaya yapılacak müdahalelerle çıkartılması ve saçlı alanların bu bölgelere ilerletilmesi ile düzeltilebileceğini bildirmiştir. 1931 yılına gelindiğinde Passot saçsız alanın tedavisi için uzun dar tabanlı saçlı doku içeren transpozisyon flepleri tanımlamıştır.1959 yılına gelindiğinde Orentreich kel alanları panç greftlerle tedavi etmeye başlamış ve bu yöntem en sık kullanılan saç nakli yöntemi olmuştur. 1964 yılında Vallis şerit greflerle panç greftleri kombine etmiştir. 1965 yılında Fleming iki taraflı frontotemporal olepsiyi üçgen şeklinde saçsız alanı çıkartarak rotasyon fleplerini tanımlamıştır.
      1971 yılında ise Coiffman kare şeklinde skalp grefleri devreye sokmuştur. 1984 yılına gelindiğinde goku genişletilerek geniş skalp defektleri tedavi edilmeye başlanmıştır. Son yıllarda mikrocerrahi yöntemleri kullanılmaya başlanmıştır. Daha önce kullanılan yöntemler oldukça zor ve ağır operasyonlarken son yıllarda geliştirilen yöntemlerle daha hafif, komplikasyon riski olmayan ve doğal görüntü oluşturan teknikler ortaya koymuştur:

      Kafa Derisi Gerdirme
      Bu yöntem kafa derisindeki açık alanın küçültülmesi amacıyla uygulanır. Tek başına uygulanan bir yöntem olmaktan çok, saç ekimi ameliyatından önce kullanılan bir yöntemdir. Lokal aneztezi ile uygulanan bu yöntemde tepe bölgesindeki açık alandan bir parça çıkarılır. Böylece açık alan azalır. Açık alanı yeterince küçültebilmek için 3-5 ay aralarla bir kaç defa tekrarlanmalıdır. Alan yeterince küçülünce kalan bölgeye saç ekimi yapılır.

      Kafa Derisi Esnetme / Çektirme
      Ekspender yardımıyla saçlı bölgenin kafa derisi genişletilir. Daha sonra açık alan çıkartılarak genişletilen saçlı bölge karşılıklı olarak dikilir. Bu yöntemde kafa derisine yerleştirilen balonlar zaman zaman belli aralıklarla şişirilir. Bu iştenmeyen bir görünüm oluşturabilir.

      Flep Yöntemi
      Bu yöntem ile dökülme olasılığı az olan bölgeden bir parçanın kaldırılarak damar yapısı bozulmadan ve tamamen bağlantı koparılmadan açık alana tranferi yapılır. Flepin damarlanması çok önemlidir gerekirse dopler ile damarın yeri ve seyri tespit edilmelidir. Flep teknolojisi Juri tarafından ilk defa 1981 yılında Tempero-Parieto-Oksipital bölgeden alınan bir Flep ile uygulanmıştır. Genellikle 4cm eninde 25 cm uzunluğundadır. Flepin dolaşımını superficial temporal damar sağlar. Doğal olmayan bir görüntü ve dikiş izlerinin belirgin olması nedeniyle çok kullanılan bir yöntem değildir.

      Makrogrefting Yöntemi
      Kafa derisinin arka bölgesinden alınan bütün flep 15-20 saç teli bulunan makrofleplere bölünür ve açık bölgeye nakledilir. Doğal olmayan bir sonuç ortaya çıktığından artık çok sık olarak kullanılmamaktadır.


    * CERRAHİ OLMAYAN TEDAVİLER

      A. Cerrahi Olmayan Saç Ekleme Yöntemleri
      Cerrahi olmayan saç ekleme yöntemleri farklı adlar alabilir: peruk, tepe saçı, saç eklentisi, saç protezi, saç dokuması, saç sistemleri vs. Bu malzemeleri varolan saçlara ya da kafa derisine tutturmak için kullanılar çeşitli yöntemler mevcuttur:
      1. Varolan Saça Ekleme: Eklenecek saç malzemesinin varolan saçlara sıkıca bağlanması esasına dayanan tekniğe genel olarak saç dokuması denir. Kişinin kendi saçı uzamaya devam ettiğinden ekleme saç birinci hafta sonunda gevşemeye başlar. Dolayısıyla bu tür peruklar altı-sekiz haftada bir yeniden sıkılaştırılmalıdır.
      2. Deriye Yapıştırma: Saç sistemi kafa derisine iki taraflı bantlar veya özel yapıştırıcılar yardımıyla yapıştırılabilir. Bu tekniğin temel problemi peruğun kolayca çıkabilmesi ve sosyal açıdan can sıkıcı durumlara yol açabilmesidir. Ekleme saç sistemleri kullanılırken hijyene çok dikkat edilmelidir

      B. Yapay Saç Telleri ve Sew-On'lar
      Bu iki yöntem, yol açtıkları ciddi komplikasyonlar ve taşıdıkları riskler nedeniyle cerrahi olmayan diğer saç ekleme yöntemlerinden ayrılırlar. Sew-On olarak anlandırılan sistem peruğun saçsız deriye cerrahi dikişle tutturulmasından ibarettir. Bu yöntem A.B.D.’de ve pek çok gelişmiş ülkede yasaklanmıstır. Çünkü kafa derisine uygulanan cerrahi dikişlerin deride kronik enfeksiyona ve abselere yol açma riski çok yüksektir.Yapay saç telleri de benzer riskler taşıdığından, A.B.D.’de yasaklanmıştır. Bu yöntem demetler halindeki yapay saç tellerinin saçsız kafa derisine ekilmesini içerir. Bu saç tellerinin deri seviyesinde kırıldığı ve çok sık kronik enfeksiyonlara yol açtığı görülmüştür.

      C. Saç Seyrelmesini Kamufule Eden Kozmetik Yöntemler
      Saç kesme stili: Kısa saçlar daha gür görünür.
      Saçı açık bir renge boyamak: deri ile saç arasindaki kontrastı azaltır.
      Sprey, krem veya toz: sprey, krem veya toz halinde satılan bazı kozmetik ürünler saçın altındaki deriyi boyayarak, saçla arasındaki kontrastı azaltmaktadirlar.

      D. Peruk, Protez ve Suni Saç
      Uygulama, Teşhis ve Açık Alanın Belirlenmesi:
      1. Mevcut dökülen alan ve dökülmesi muhtemel alanın kalıp halinde krokisinin alınması.
      2. Uygulanacak sisteme göre protez tipinin belirlenmesi
      3. Saç örneği ve kalınlık analizi yapılması
      4. İstenilen yada olması arzulanan kullanma şeklinin belirlenmesi

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !